Nafakanın Kaldırılması Davası ve Şartları
4721 Sayılı Medeni Kanunu’muza göre nafaka çeşitleri 4’e ayrılmaktadır. Bunlar; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakasıdır. Halk arasında genel olarak bilinen nafaka yoksulluk nafakasıdır. Boşanma davalarında, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla geçimi için diğer taraftan süresiz olarak nafaka isteyebilir, bu nafakaya yoksulluk nafakası denir. Her ne kadar nafaka süresiz olarak verilmişse de bazı sebeplerin varlığı halinde nafaka kendiliğinden ya da hakim kararı ile kaldırılabilir. Bu yazımızda sadece nafakanın kaldırılması konusuna değinilmiş olup, nafaka ve nafaka çeşitleri hakkında detaylı bilgi almak için daha önceki yazımızı okuyabilirsiniz. Nafakanın Kendiliğinden Kalkacağı Durumlar Nafaka alacaklısının başka …
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davaları
Nüfus kayıtlarındaki herhangi bir eksikliğin ya da yanlışlığın düzeltilmesi için açılan davalara genel anlamı ile nüfus kaydının düzeltilmesi davası denir. İsim değiştirme davası, soyisim değiştirme davası, yaş değiştirme davası, babalık davası, soybağının reddi davası, öldüğü halde nüfusta sağ olarak görünen kişilerin kaydının düzeltilmesi davası, gaiplik davası gibi kişilerin nüfus kaydına ilişkin tüm dava çeşitlerini kapsayan davalar nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılır. Nüfus Kayıtlarında Hangi Bilgiler Yer Alır? *Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, *Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası, *Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların …
Boşanma Sonrası Kadının Beklemesi Gereken Süre (İddet Süresi)
İddet süresi ya da diğer adıyla bekleme süresi, boşanan kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süre olarak tanımlanabilir. 4721 Sayılı Medeni Kanunu’muz boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmedikçe kadının evlenmesine olanak tanımamıştır. Kadın boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmedikçe evlenemez. İddet süresi sadece kadınlar için getirilmiştir. Erkeğin beklemesi gereken bir süre söz konusu değildir. iddet süresinin amacı bu sürede doğan çocuğun menfaatini korumaktır. Medeni Kanun md. 132: Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. -Doğurmakla süre biter. -Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması halinde veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme …
Koruma Tedbirleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Koruma tedbirleri aile içi şiddet olaylarının önlenebilmesi amacıyla 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da düzenlenmiştir. Uzaklaştırma kararı bir koruma tedbiridir. Bu kanun şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması amacıyla 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. “Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir.” “Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.” Koruma Tedbirleri Nelerdir? …
Haczi Uygun Olmayan Mallar Nelerdir?
Herhangi bir borç ilişkisinde, hem alacaklı taraf hem de borçlu taraf, objektif bir denge oturtularak korunmak zorundadır. Yazımızın da konusunu oluşturan “haciz”, aslında tamamen bu amaca hizmet etmektedir. Bir özel hukuk gerçek veya tüzel kişisi, yasa gereği ya da tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulmuş bir sözleşme hükmü uyarınca ödemekle yükümlü olduğu borcu ödemez ve bundan dolayı alacaklıya bir mağduriyet yaşatırsa, alacaklının hakkı, icra ve iflas hukukunun koruması altındadır. Bu konuda Ödenmeyen Senedin İcraya Verilmesi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. Buna göre, alacaklı olan gerçek veya tüzel kişi, borcunu ödememiş olan özel hukuk gerçek veya tüzel kişisine karşı, …
Ticari Kazanç Kaybı Nedir? Nasıl Tahsil Edilir?
Çift taraflı trafik kazalarında, aracı hasara uğrayan araç sahibi, aracın değer kaybını kusur oranınca karşı tarafın trafik sigortasından talep edebilmektedir. Araç değer kaybı aracın ikinci el piyasasında meydana gelen düşüş miktarını ifade eder. Kazanç kaybı ise değer kaybından farklıdır. Kazanç kaybı, ticari amaçlarla kullanılan araçların kaza sonucu tamirde geçirdiği süre boyunca kullanılamaması veya işletilememesi sebebiyle yaşanan maddi kayıptır. (Ticari araçlar taksi, servis, otobüs, dolmuş vs.) Güvence Hesabı Nedir? Nasıl Başvuru Yapılır? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. Ticari Kazanç Kaybı Sigortadan Talep Edilebilir mi? Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın …
Üçüncü Kişi Lehine İpotek Nedir?
İpotek, alacaklının mevcut ya da doğması muhtemel alacağını güvence altına almak amacıyla kurulan ayni bir teminattır. İpotekli taşınmazın sahibinin alacaklı-borçlu dışında başka bir kişi olmasında kanuni bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla borçlunun mutlaka ipotekli taşınmazın sahibi olması gerekmez. Bir kişi borçlusu olmadığı bir borç için kendi taşınmazını ipotek ettirebilir. Uygulamada bu duruma üçüncü kişi lehine ipotek denilir. Bu konuda İpoteğin Fekki Davası başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. Borç Ödenmediği Takdirde Ne Olur? İpotek ilişkisine temel teşkil eden borç ödenmediği takdirde ipotekli taşınmazın icra yolu ile satılarak, borcun tahsili sağlanacaktır. İpotekli taşınmazın borçlu olmayan üçüncü bir kişinin mülkiyetinde olması satış suretiyle alacağın …
İş Davalarında Arabuluculuk
25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile; ‘iş davalarında zorunlu arabuluculuk’ kurumu getirilmiştir. Bu kanun ile zamanaşımı, dava açmadan önce dava şartı olarak arabulucuya başvurulması, kanun yoluna başvuru süresi gibi birtakım değişiklikler getirilmiştir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işçi ve işveren alacaklarından kaynaklı diğer alacaklar, işe iade davası gibi konularda dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu tutulmuştur. Aksi halde açılan davalar usulden reddedilmektedir. Arabulucuya Gidilmeden Dava Açılması İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesine göre; İş ilişkisinden kaynaklı işçi ve işveren alacakları ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İşe İade Davalarında Arabuluculuk başlıklı yazımızı …
İşten Çıkarken İmzalatılan İbraname Geçerli midir?
İbraname kelime anlamı itibariyle aklama belgesidir. İş hukukunda ibraname, işçinin işverenden olan alacaklarını aldığını, dolayısıyla herhangi bir alacağının kalmadığını gösterir belge anlamına gelir. Uygulamada iş sözleşmesi sona erdikten sonra işverenler işçilere ibraname imzalatmaktadır. Bu ibranamenin imzalatılmasındaki amaç; daha sonra kendilerine karşı açılacak işçilik alacağından kaynaklı davaları bertaraf etmektir. İbraname ile ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacağı, kıdem tazminatı vb. işçinin çalışmasından kaynaklı alacak hakları düzenlenir. Bu konuda İş Sözleşmesinin İşveren Tarafından Feshi Şartları başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. İşçi ve işveren arasında düzenlenecek olan ibraname sıkı geçerlilik koşullarına tabidir. Peki ibranamenin geçerli olabilmesi için hangi şartlar gerekir? 6098 Sayılı Türk …
Boşanma Davasından Feragat
Boşanma davası, hukuki anlamda geçerlilik arz eden bir evlilik ilişkisinin aile mahkemesi tarafından sona erdirilmesidir. Boşanma davası çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere iki şekilde görülür. Çekişmeli boşanma davası açıldıktan sonra taraflar boşanmamak konusunda uzlaşıya vardıkları takdirde davacı taraf boşanma davasından feragat edebilir. Feragat Nedir? Bir kimse, DAVACI İSE, açmış olduğu davayı kendi arzusuyla sona erdirebilir. Feragat, ancak derdest bir davada söz konusu olur. Derdest dava, davanın başlamış olduğu tarihten, hükmün açıklandığı tarihe kadar olan süreçte bulunan dava demektir. Yalnızca özel hukukta var olan bu olanak, özel hukuk davalarının nasıl görüleceğini ve buna ilişkin şekil şartlarını vs. düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun …
