Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayetin Değiştirilmesi Davası

Evlilik birliği sona erdikten sonra taraflar arasında uyuşmazlıkların çıktığı konulardan birisi de velayetin kimde kalacağıdır. Hakim velayete ilişkin karar verirken çocuğun üstün yararını gözetmek durumundadır. Velayet davası başka bir yazımızda ele alınmış olup, bu yazıda sadece velayetin değiştirilmesi konusuna değinilecektir.

Velayete ilişkin karar hangi aşamada verilmiş olursa olsun kesin hüküm teşkil etmez. Boşanma davası kesinleşmiş olsa dahi bu davada verilen velayete ilişkin kararın değiştirilmesi her zaman istenebilir. Ancak velayetin değişikliğini gerektiren esaslı bir değişikliğin ortaya çıkması ve bu değişikliğin çocuğu olumsuz anlamda etkilemesi gerekmektedir.

Yargıtay İçtihatları Doğrultusunda Velayetin Değişikliğini Gerektiren Sebepler:

-Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi; velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Velayet sahibi anne ya da babanın bu evlilik dolayısıyla çocuğun bakım ve gözetimini ağır surette ihlal etmesi de gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında evlenerek tatil amacı ile yurtdışına giden anne için velayetin değiştirilmesini gerektiren bir durum olmadığına hükmetmiştir. (1996/183 E. 1996/334 K. 15.5.1996 T.)

-Velayet sahibi anne ya da babanın başka yere gitmesi de başlı başına yeterli değildir. Velayet sahibi anne ya da babanın iş dolayısıyla gitmesi durumunda çocuğun bakım ve gözetiminin ihmal edilip edilmediğine bakmak gerekir. Yargıtay 2. H.D. 2015/23703 E. 2015/22542 K. Sayılı kararında;  Ortak çocuğun velayeti boşanma kararı ile birlikte babaya verilmiş olup davalı babanın bir şirkette pazarlama bölümünde çalıştığı ve bazı dönemler şehir dışına gidip ortak çocuğu kendi annesi ve babasının yanında bıraktığı anlaşılmaktadır. Ortak çocuk yaşı gereği anne bakım ve şefkatine muhtaç olup, alınan sosyal inceleme raporunda da velayetinin annesine verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece kardeşlerin de birbirlerinden ayrılmayacak şekilde ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekir” demiştir.

-Velayet sahibi anne ya da babanın ölmesi durumunda velayet kendiliğinden diğer tarafa geçmemektedir. Evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin ölmesi halinde velayet sağ kalan eşe geçer, ancak eğer taraflar ayrılmış ve velayet taraflardan birine verilmiş ise diğer eşin dava açarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini istemesi gerekir.

Yargıtay 2. H.D. 2016/10029 E. 2016/10849 K. 02/06/2016 tarihli kararında; “Evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde velayet sağ kalan eşe geçer. Boşanma kararıyla velayet kendisine verilen tarafın ölümü halinde velayet sağ kalan ebeveyne kendiliğinden geçmez. Velayet sahibi baba öldüğüne göre çocuk yasal temsilden yoksun haldedir. Bu durumda, davada çocuğu temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak için çocuğa temsilci atanması gereklidir (Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m.4/1). O halde, çocuğun haklarının gözetilip korunması ve temsili için Türk Medeni Kanununun 426. maddesi gereğince çocuğa kayyım tayini için ihbarda bulunup, atanan kayyımın davaya dahil edilmesi, gösterdiği takdirde delilleri toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile yargılamaya devam edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA…”şeklinde hüküm kurmuştur.

Kanun maddesinde belirtilen sebepler örnek teşkil etmektedir. Velayetin değiştirilmesi sebepleri madde ile sınırlı değildir. Çoğaltmak gerekirse;

– Velayet hakkı kendisinde olan tarafın cezaevine girmesi, akıl hastalığına tutulması, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı olması, bitkisel hayata girmesi, çocuğa karşı şiddet ya da cinsel istismarda bulunması gibi durumlar da velayetin değiştirilmesini gerektiren haklı sebepler arasındadır.

-Çocuğu göstermeyen anne ya da babadan velayet hakkı alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, çocuğun velayeti kendisinde bulunan annenin, çocuk ve baba arasında tesis edilen kişisel ilişki kurulması kararına engel olması durumunda, velayetin değiştirilmesinin söz konusu olabileceğine hükmetmiştir.

“Davalı annenin çocuğun babayla kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellediği, bundan dolayı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten yaptırım uygulandığı, bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesinde yer alan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı annenin sekiz yaşındaki müşterek çocuğun gelişimi için önemli olmasına rağmen babası ile görüşmesini engelleyerek, velayet hakkını kötüye kullandığı hususunun kanıtlandığı ve müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.”(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1926 E. 2015/1139 K.)

Velayet davaları ve diğer aile hukuku davaları alanında Gaziantep ve çevresinde avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

Hakkımızda

Av. Dilber Çiftçi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini başarıyla tamamlamış, daha sonra Gaziantep Barosu tarafından Avukatlık ruhsatına hak kazanmıştır. Gaziantep Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık ve danışmanlık hizmetlerini sürdürmektedir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AVUKATA SOR

)
    yazıyor...

    Bize soru ve mesaj göndermek için aşağıdaki formu doldurunuz.

     

    Soru Gönder İptal Et