Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma veya ayrılık sonrasında velayetin kendisine bırakıldığı anne ya da babanın durumunda veya çocuğun ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle mevcut velayet düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla açılan davadır. Velayete ilişkin kararlar kesin ve değişmez nitelikte olmayıp, koşulların değişmesi hâlinde çocuğun üstün yararı gözetilerek yeniden düzenlenebilir.
Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için yalnızca anne veya babanın talepte bulunması yeterli değildir. Mevcut velayet düzenlemesinin çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal veya eğitimsel gelişimi açısından artık uygun olmadığını gösteren koşulların bulunması gerekir. Mahkeme değerlendirmesini yaparken her şeyden önce çocuğun üstün yararını esas alır.
Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğun bakım ve eğitimini ciddi şekilde aksatması, çocuğa yeterli ilgi göstermemesi, diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulmasını sürekli engellemesi veya çocuğun yaşam koşullarında önemli değişikliklerin meydana gelmesi gibi durumlar velayetin değiştirilmesi talebine konu olabilir. Bununla birlikte her olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilir ve velayetin değiştirilip değiştirilmeyeceğine mahkeme tarafından karar verilir.
Bu yazımızda velayetin değiştirilmesi davası nasıl açılır, şartları nelerdir, hangi durumlarda velayet değiştirilebilir, çocuğun görüşü dikkate alınır mı, hangi deliller kullanılabilir ve görevli mahkeme hangisidir gibi uygulamada sık karşılaşılan soruları ele alacağız.
Hakim velayete ilişkin karar verirken çocuğun üstün yararını gözetmek durumundadır. Velayet davası başka bir yazımızda ele alınmış olup, bu yazıda sadece velayetin değiştirilmesi konusuna değinilecektir.
Velayete ilişkin karar hangi aşamada verilmiş olursa olsun kesin hüküm teşkil etmez. Boşanma davası kesinleşmiş olsa dahi bu davada verilen velayete ilişkin kararın değiştirilmesi her zaman istenebilir. Ancak velayetin değişikliğini gerektiren esaslı bir değişikliğin ortaya çıkması ve bu değişikliğin çocuğu olumsuz anlamda etkilemesi gerekmektedir.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nedir?
Velayetin değiştirilmesi davası, daha önce anne veya babadan birine bırakılmış olan velayetin, sonradan ortaya çıkan koşullar nedeniyle diğer ebeveyne verilmesinin talep edildiği davadır. Velayet konusunda daha önce mahkeme tarafından karar verilmiş olması, bu kararın hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği anlamına gelmez.
Velayete ilişkin uyuşmazlıklarda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle velayet kararından sonra çocuğun yaşam koşullarında veya anne ve babanın durumunda önemli değişiklikler meydana gelmişse, mevcut velayet düzenlemesi yeniden değerlendirilebilir.
Mahkeme, velayetin değiştirilmesine karar verirken anne veya babanın kişisel taleplerinden ziyade çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve eğitimsel gelişimi açısından hangi düzenlemenin daha uygun olduğunu araştırır.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?
Velayetin değiştirilmesi davası, velayetin değiştirilmesini isteyen anne veya baba tarafından görevli ve yetkili mahkemeye dava dilekçesi sunularak açılır. Dava dilekçesinde mevcut velayet kararının neden değiştirilmesi gerektiği somut olaylarla açıklanmalı ve bu iddiaları destekleyen deliller belirtilmelidir.
Davada yalnızca “çocuğun velayetini almak istiyorum” şeklindeki bir talep yeterli değildir. Mevcut velayet düzenlemesinin neden artık çocuğun üstün yararına uygun olmadığı ve velayetin diğer ebeveyne verilmesinin çocuk açısından neden daha uygun olacağı ortaya konulmalıdır.
Mahkeme; tarafların beyanlarını, tanıkları, çocuğun yaşam koşullarını, eğitim ve sağlık durumunu, gerektiğinde uzman incelemelerini ve dosyaya sunulan diğer delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.
Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma davasından sonra açılabileceği gibi, koşullarda sonradan meydana gelen önemli değişiklikler üzerine de gündeme gelebilir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasının Şartları Nelerdir?
Velayetin değiştirilmesi için mevcut velayet kararından sonra ortaya çıkan veya devam eden koşulların, mevcut düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olmadığını göstermesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında anne veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim gerekli önlemleri alabilir. Bunun yanında çocuğun bakımının, eğitiminin veya gelişiminin olumsuz etkilenmesi gibi durumlar da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi bakımından özellikle;
- mevcut koşullarda önemli bir değişiklik meydana gelmesi,
- değişikliğin çocuğun durumunu ve yararını etkilemesi,
- mevcut velayet düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesini gerektiren bir durum bulunması,
- velayetin değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olması
önem taşımaktadır.
Mahkeme her olayda aynı kriterleri mekanik biçimde uygulamaz. Çocuğun yaşı, ihtiyaçları, alıştığı çevre, eğitim hayatı, anne ve babayla ilişkileri ve bakım koşulları birlikte değerlendirilir.
Hangi Durumlarda Velayet Değiştirilebilir?
Velayetin değiştirilmesini gerektirebilecek durumlar her somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğun bakım ve gözetimini ciddi biçimde ihmal etmesi, çocuğun eğitim veya sağlık ihtiyaçlarıyla yeterince ilgilenmemesi ya da çocuğun fiziksel veya psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen koşulların ortaya çıkması velayet değişikliği talebine neden olabilir.
Ayrıca velayeti elinde bulunduran ebeveynin başka bir yere taşınması, yeniden evlenmesi veya yaşam koşullarının önemli ölçüde değişmesi de değerlendirmeye alınabilir. Ancak yeniden evlenme veya başka bir şehre taşınma tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Bu değişikliğin çocuk üzerindeki etkisi ve çocuğun üstün yararı ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin sürekli ve haklı bir neden olmaksızın engellenmesi de mahkeme tarafından dikkate alınabilecek hususlardan biridir. Ancak kişisel ilişkinin engellenmesi de her durumda otomatik olarak velayetin değiştirileceği anlamına gelmez.
Sonuç olarak mahkeme, velayetin değiştirilmesini ebeveynlerden birini cezalandırmak amacıyla değil, çocuğun üstün yararını korumak amacıyla değerlendirir.
Çocuğun Görüşü Velayetin Değiştirilmesinde Dikkate Alınır mı?
Velayetin değiştirilmesi davalarında, yaşı ve olgunluk düzeyi görüşünü açıklamaya elverişli olan çocuğun düşüncesinin alınması önem taşımaktadır. Çocuğun kendisini ilgilendiren velayet konusunda ne düşündüğü, mahkemenin değerlendireceği unsurlardan biridir.
Ancak çocuğun “annemle yaşamak istiyorum” veya “babamla yaşamak istiyorum” şeklindeki beyanı tek başına velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme çocuğun görüşünü; yaşı, gelişim düzeyi, anne ve babasıyla ilişkisi, yaşam ve eğitim koşulları ile diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Çocuğun herhangi bir ebeveynin yönlendirmesi altında olup olmadığı da önem taşıyabilir. Gerektiğinde uzmanlardan yardım alınarak çocuğun görüşü ve aile ilişkileri değerlendirilebilir.
Velayete ilişkin bütün değerlendirmelerde olduğu gibi, çocuğun görüşünün değerlendirilmesinde de esas olan çocuğun üstün yararıdır.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Deliller ve Sosyal İnceleme Raporu
Velayetin değiştirilmesi davasında taraflar, iddialarını destekleyen hukuka uygun delilleri mahkemeye sunabilirler. Tanık beyanları, okul ve sağlık kayıtları, yazılı belgeler, mesajlaşmalar, fotoğraf ve videolar ile somut olayın özelliğine göre diğer deliller mahkeme tarafından değerlendirilebilir.
Örneğin çocuğun bakımının ihmal edildiği iddia ediliyorsa okul devamsızlık kayıtları, sağlık belgeleri veya tanık anlatımları önem taşıyabilir. Diğer ebeveynle kişisel ilişkinin engellendiği iddia ediliyorsa buna ilişkin icra veya teslim sürecine ait kayıtlar, yazışmalar ve diğer belgeler değerlendirmeye alınabilir.
Mahkeme gerekli görürse psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan inceleme yapılmasını isteyebilir. Hazırlanan sosyal inceleme raporunda çocuğun yaşam koşulları, anne ve babayla ilişkileri, ebeveynlerin çocuğa yaklaşımı ve çocuğun gelişimsel ihtiyaçları gibi hususlar değerlendirilebilir.
Sosyal inceleme raporu mahkeme açısından önemli bir değerlendirme aracı olmakla birlikte, hâkim kararını yalnızca bu rapora dayanarak değil, dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirerek verir.
Velayetin değiştirilmesi davasında sosyal medya kayıtlarının delil olarak kullanılması da somut olayın özelliklerine göre mümkün olabilir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Velayetin değiştirilmesi davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılır.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise velayet davalarının niteliği ve ilgili usul hükümleri dikkate alınır. Velayetin değiştirilmesine ilişkin davalar çekişmesiz yargı niteliğinde kabul edildiğinden, yetki konusunda somut olayın özellikleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Görev ve yetki konusunda yapılacak hatalar yargılama sürecinin uzamasına neden olabileceğinden, davanın açılacağı mahkemenin somut olay özelinde belirlenmesi önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Velayetin değiştirilmesi davasını kim açabilir?
Velayetin diğer ebeveyne verilmesini isteyen anne veya baba, koşulların oluşması hâlinde velayetin değiştirilmesini talep edebilir. Mahkeme talebi değerlendirirken öncelikle çocuğun üstün yararını gözetir.
Çocuğu göstermemek velayetin değiştirilmesi sebebi midir?
Velayeti elinde bulunduran ebeveynin, çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisini sürekli ve haklı bir neden olmaksızın engellemesi velayetin değiştirilmesi değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Ancak bu durum tek başına her olayda otomatik olarak velayet değişikliğine yol açmaz.
Yeniden evlenmek velayetin değiştirilmesi için yeterli midir?
Hayır. Anne veya babanın yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Yeni evliliğin çocuğun yaşamına ve üstün yararına etkisi somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Çocuk kaç yaşından sonra hangi ebeveynde kalacağını seçebilir?
Mevzuatta çocuğun belirli bir yaşa ulaştığında velayeti konusunda tek başına karar verebileceğini öngören kesin bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi görüşünün değerlendirilmesinde önemlidir. Son kararı ise çocuğun üstün yararını gözeterek mahkeme verir.
Velayetin değiştirilmesi davasında çocuk dinlenir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşünün alınması mümkündür. Mahkeme, çocuğun görüşünü dosyadaki diğer bilgi ve delillerle birlikte değerlendirir.
Velayetin değiştirilmesi davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Velayetin değiştirilmesi davasının avukat aracılığıyla takip edilmesi zorunlu değildir. Ancak velayet davaları delillerin sunulması, çocuğun üstün yararının ortaya konulması ve usul işlemleri bakımından dikkatle yürütülmesi gereken davalardır. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre hukuki destek alınması faydalı olabilir.
8 Yaş ve Üstü Çocukların Velayeti Konusunda Emsal Karar
Yargıtay İçtihatları Doğrultusunda Velayetin Değişikliğini Gerektiren Sebepler:
-Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi; velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Velayet sahibi anne ya da babanın bu evlilik dolayısıyla çocuğun bakım ve gözetimini ağır surette ihlal etmesi de gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında evlenerek tatil amacı ile yurtdışına giden anne için velayetin değiştirilmesini gerektiren bir durum olmadığına hükmetmiştir. (1996/183 E. 1996/334 K. 15.5.1996 T.)
-Velayet sahibi anne ya da babanın başka yere gitmesi de başlı başına yeterli değildir. Velayet sahibi anne ya da babanın iş dolayısıyla gitmesi durumunda çocuğun bakım ve gözetiminin ihmal edilip edilmediğine bakmak gerekir. Yargıtay 2. H.D. 2015/23703 E. 2015/22542 K. Sayılı kararında; “ Ortak çocuğun velayeti boşanma kararı ile birlikte babaya verilmiş olup davalı babanın bir şirkette pazarlama bölümünde çalıştığı ve bazı dönemler şehir dışına gidip ortak çocuğu kendi annesi ve babasının yanında bıraktığı anlaşılmaktadır. Ortak çocuk yaşı gereği anne bakım ve şefkatine muhtaç olup, alınan sosyal inceleme raporunda da velayetinin annesine verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece kardeşlerin de birbirlerinden ayrılmayacak şekilde ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekir” demiştir.
-Velayet sahibi anne ya da babanın ölmesi durumunda velayet kendiliğinden diğer tarafa geçmemektedir. Evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin ölmesi halinde velayet sağ kalan eşe geçer, ancak eğer taraflar ayrılmış ve velayet taraflardan birine verilmiş ise diğer eşin dava açarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini istemesi gerekir.
Yargıtay 2. H.D. 2016/10029 E. 2016/10849 K. 02/06/2016 tarihli kararında; “Evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde velayet sağ kalan eşe geçer. Boşanma kararıyla velayet kendisine verilen tarafın ölümü halinde velayet sağ kalan ebeveyne kendiliğinden geçmez. Velayet sahibi baba öldüğüne göre çocuk yasal temsilden yoksun haldedir. Bu durumda, davada çocuğu temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak için çocuğa temsilci atanması gereklidir (Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m.4/1). O halde, çocuğun haklarının gözetilip korunması ve temsili için Türk Medeni Kanununun 426. maddesi gereğince çocuğa kayyım tayini için ihbarda bulunup, atanan kayyımın davaya dahil edilmesi, gösterdiği takdirde delilleri toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile yargılamaya devam edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA…”şeklinde hüküm kurmuştur.
Kanun maddesinde belirtilen sebepler örnek teşkil etmektedir. Velayetin değiştirilmesi sebepleri madde ile sınırlı değildir. Çoğaltmak gerekirse;
– Velayet hakkı kendisinde olan tarafın cezaevine girmesi, akıl hastalığına tutulması, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı olması, bitkisel hayata girmesi, çocuğa karşı şiddet ya da cinsel istismarda bulunması gibi durumlar da velayetin değiştirilmesini gerektiren haklı sebepler arasındadır.
-Çocuğu göstermeyen anne ya da babadan velayet hakkı alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, çocuğun velayeti kendisinde bulunan annenin, çocuk ve baba arasında tesis edilen kişisel ilişki kurulması kararına engel olması durumunda, velayetin değiştirilmesinin söz konusu olabileceğine hükmetmiştir.
“Davalı annenin çocuğun babayla kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellediği, bundan dolayı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten yaptırım uygulandığı, bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesinde yer alan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı annenin sekiz yaşındaki müşterek çocuğun gelişimi için önemli olmasına rağmen babası ile görüşmesini engelleyerek, velayet hakkını kötüye kullandığı hususunun kanıtlandığı ve müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.”(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1926 E. 2015/1139 K.)
Velayet davaları ve diğer Aile Hukuku davaları alanında Gaziantep ve çevresinde avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.
Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:
Boşanma Davalarında Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Yurtdışındaki Boşanmanın Türkiye’de Tanınması (Tanıma Tenfiz)