Düğünde Takılan Altınlar (Ziynet) Kime Aittir?

Düğünde Takılan Altınlar (Ziynet) Kime Aittir?

Genellikle kadınlar tarafından takılan atın, gümüş gibi değerli madenden yapılan aksesuarlar ziynet olarak tanımlanabilir. Boşanma aşamasında olan eşlerin cevabını merak ettikleri konuların başında düğünde takılan altınların kime aittir sorusu gelmektedir. Bu dava uygulamada ziynet davası olarak açılmaktadır.

Kolye, küpe, bilezik gibi ziynet eşyaları kadının kişisel malı olarak kabul edilmektedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kim tarafından takılırsa takılsın düğünde kadına takılan tüm altın ve diğer takılar kadına aittir. Erkeğe takılan altınlar konusunda önceki uygulama farklı iken Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1040 E. 2020/240 K. sayılı kararına göre artık erkeğe takılan altının kadına özgü olup olmadığına bakılmalıdır. Örneğin, erkeğe takılan bilezik, kolye gibi ziynet eşyaları kadına aitken, çeyrek altın, reşat altın ve para gibi takılar kadına özgülük taşımadığı için erkeğe ait kabul edilebilir. Ancak erkek, kadına özgü olarak nitelendirilen takıların yerel adet uyarınca erkeğe de takılabileceğini ispat ederse ziynetin iadesinden kurtulur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1040 E. 2020/240 K.

“… kadına özgü ziynet eşyası niteliğindeki bilezik eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu ilkeden hareketle, davalı erkeğin düğünde toplam 12 adet bilezik takıldığını beyan etmiş olması karşısında, bu beyanın 6100 sayılı HMK’nın 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, düğünde davacı kadına 12 adet bilezik takıldığı hususu çekişmeli olmaktan çıkacaktır. O hâlde mahkemece bu bilezikler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

Ziynet Davası Nasıl Açılır?

Ziynet davası boşanma davasında talep edilebileceği gibi ayrı bir dava ile de istenebilir. Ziynet eşyaları boşanmanın ferisini oluşturmadığı için ayrıca harçlandırılır. Harç nisbi harç olup harç yatırılmadığı takdirde ziynetin iadesi talep edilmemiş kabul edilir. Ziynet eşyaları boşanma davası esnasında talep edilebileceği gibi ayrıca ziynet eşyalarının iadesi davası da açılabilir. Yine bu davada da nisbi harç söz konusu olacaktır. Ziynet talebi, kişisel malı kapsadığı için, mal rejimi davasında ileri sürülemez.

Ziynet Davalarında İspat Nasıl Olur?

Yargıtay içtihatlarına göre olağan olan evden ayrılan kadının takıları ve altınları da yanında götürmesidir. Çünkü ziynet taşınabilir ve değerli olduğu için, kadının evden ayrılırken ziynetleri evde bırakacağına çok ihtimal verilmemektedir. Evden ayrılırken altınların kendisine verilmediğini ya da engel olunduğunu bu sebeple altınları alamadığını söyleyen kadın bu durumu ispat etmelidir.

Ziynet davalarında sıkça rastlanan iddialardan biri de altınların satılarak evin ihtiyaçlarının karşılandığı, ev veya araba alındığı ya da düğün masraflarının borçların ödendiği iddiasıdır. Her ne kadar genelde erkek bu durumu iddia etse de böyle olması iade talebinden kurtulması için yeterli değildir. Söz konusu durumlar gerçekleşse altın bozdurulsa bile kadın ziynet eşyalarını yine de talep edebilir. Ancak erkek altınların kadının özgür iradesi ile ve iade şartı olmaksızın aldığını ispatladığı takdirde altınların iadesi borcundan kurtulur.

Yargıtay 3. H.D. 2019/597 E. 2019/2876 K.

“… Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarının iadesinden kurtulur. Somut olayda; davalı her ne kadar altınların rızaen verildiğini ifade etmekte ise de, geri verilmemek üzere alındığını ispat yükü davalı tarafa aittir. Ancak davalı taraf bu hususu ispat edememiştir. Bu nedenle mehir senedindeki altınlar yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddine karar vermek doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.”

Ziynet eşyalarının türü ve miktarı; düğün fotoğrafları, düğün videosu, yazışmalar, tanık delili, yemin başta olmak üzere her türlü delille ispatlanabilir.

Ziynet Davası Zamanaşımı

Ziynetin yani düğün takılarının bozdurulmadığı yani muhafaza edildiği biliniyorsa aynen iadesine yönelik dava açılmalıdır. Bu davaya istihkak davası da denir. Ziynet eşyalarının aynen iadesi davasında zamanaşımı ya da hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Ziynetin bozdurulduğu biliniyorsa aynen iadesi söz konusu olamayacağından dolayı ziynet bedelinin iadesi davası açılmalıdır. Bedelin iadesi davasında zamanaşımı boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.

Ziynet Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Ziynet davalarında yetkili mahkeme genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak ziynet talebi boşanma davasında ileri sürülüyorsa o mahkeme yetkili mahkeme olarak kabul edilir.

Görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Ancak taraflar arasında resmi nikah bulunmuyorsa dava Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.

Ziynet davaları birçok detayın bir araya geldiği, içtihatların ve kararların büyük önem taşıdığı davalardandır. Bu nedenle mutlaka boşanma avukatı ile çalışmanızı tavsiye ediyoruz.

Büromuz Gaziantep ve çevre illerde Gaziantep boşanma avukatı olarak avukatlık hizmeti vermektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

 

Hakkımızda

Av. Dilber Çiftçi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini başarıyla tamamlamış, daha sonra Gaziantep Barosu tarafından Avukatlık ruhsatına hak kazanmıştır. Gaziantep Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık ve danışmanlık hizmetlerini sürdürmektedir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AVUKATA SOR

)
    yazıyor...

    Bize soru ve mesaj göndermek için aşağıdaki formu doldurunuz.

     

    Soru Gönder İptal Et