Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma sebebiyle boşanma davası, boşanma davalarında en çok rastlanan durumlardandır. Medeni Kanunumuz boşanma sebeplerini genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak iki ana başlık altında toplamıştır. Boşanma davalarını diğer yazımızda ayrıntılı olarak değinmiştik, bu yazımızda sadece özel bir boşanma sebebi olan ve Medeni Kanun’un 161. Maddesinde düzenlenen; zina sebebiyle boşanma davasına yer verilecektir.

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?


Zina sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için;

1- Eşlerin zina fiilinin gerçekleştiği sırada evli olması gerekmektedir. Boşanma davası devam ederken tarafların birbirine olan sadakat yükümlülüğü de devam etmektedir. Taraflar ayrı yaşıyor olsa bile, aldatmanın varlığı halinde aldatılan eş bu sebebi mahkeme önüne getirebilir.

2- Eşlerden birinin karşı cins ile cinsel ilişki kurması gerekir. Eşcinsel ilişki yaşayan eşe karşı zina sebebiyle boşanma davası açılamaz, ancak Türk Medeni Kanunu’nun 163. Maddesine dayanarak dava açılabilir. Eşlerden birinin karşı cins ile cinsel ilişki yaşamaksızın flört etmesi, mesajlaşması gibi eylemler aldatma olarak değerlendirilmez, ancak sadakat yükümlülüğüne aykırı davranıştan bahsedilerek boşanma davası açılabilir. Aldatma(zina), iki kişi arasında gerçekleştiği için doğrudan ispatı çok zordur. Bu sebeple Yargıtay’ın, bazı durumların aldatma(zina) fiiline karine oluşturduğunda dair kararları bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eşlerden birinin üçüncü kişiye ev tutması, beraber kaldıklarına dair otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları, sürekli olarak telefon görüşmeleri gibi durumlar aldatmaya delil olarak gösterilebilir.

3- Aldatan eşin kusurlu olması gerekir. Örneğin kadının tecavüze uğraması ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında iken, kişinin kontrol kabiliyetini yitirmesi suretiyle cinsel ilişki yaşanması zina olarak değerlendirilemez.

Aldatma(Zina) Sebebiyle Boşanma Davasında Zamanaşımı


Aldatılan eşin, aldatmayı öğrenmesinden itibaren altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle aldatma sebebiyle boşanma davası açma hakkı düşer. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Hak düşürücü süre, hakim tarafından resen dikkate alınır, davanın her aşamasında öne sürülebilir.

Aldatma(Zina) Sebebiyle Tazminat Davası


Aldatılan eş, diğer eşten kusuru nispetinde maddi ve manevi tazminat ödemesini talep edebilir. Hakim tazminatın miktarını tayin ederken her iki tarafın da evlilik birliğindeki kusurunu dikkate alır.

Yargıtay’ın 2018 tarihli kararına göre; aldatılan eş, üçüncü kişiden tazminat talebinde bulunamaz. Gerekçesinde ise, sadakat yükümlülüğün sadece eşler arasında olduğundan bahsetmiştir.

Aldatma(Zina) Sebebiyle Boşanma Davası ve Af


Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Aldatma fiilini affeden ya da görmezden gelen eş, aldatmayı kabullenmiş sayılır ve buna dayanarak dava açamaz, açılan dava aldatma sebebiyle boşanma davası ise dava reddedilir. Ancak dava şiddetli geçimsizlik ve aldatmaya dayalı olarak açılmış ise boşanma davası görülmeye devam edecektir.

Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:

Kıdem Tazminatında Gelir Vergisi İadesi

Hakkımızda

Av. Dilber Çiftçi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini başarıyla tamamlamış, daha sonra Gaziantep Barosu tarafından Avukatlık ruhsatına hak kazanmıştır. Gaziantep Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık ve danışmanlık hizmetlerini sürdürmektedir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AVUKATA SOR

)
    yazıyor...

    Bize soru ve mesaj göndermek için aşağıdaki formu doldurunuz.

     

    Soru Gönder İptal Et