Boşanma Davalarında Af ve Affetmiş Sayılma Nedir? Hukuki Sonuçları

Boşanma Davalarında Af ve Affetmiş Sayılma Nedir? Hukuki Sonuçları
⏱ 9 dakika okuma süresi

Türk Medeni Kanun 166/1 maddesine göre, boşanma davası açılabilmesi için, ‘evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması’ gerekir. Boşanma davasının kabul edilebilmesi için, davacının kusursuz olması ya da davalıya nazaran daha az kusurlu olması gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise kusurun bir önemi olmayıp eşlerin anlaşması yeterlidir. Anlaşmalı boşanma daha önceki yazımızda ele alınmıştır. Özellikle çekişmeli boşanma davası henüz devam ederken, eşler birbirinin affettiğine dair bir beyanda bulunursa ya da beyanda bulunmayıp, davranışları eylemi hoşgörü ile karşıladığını gösterirse açılan boşanma davası reddedilir. Zira kanunda da belirtildiği üzere, affeden tarafın dava hakkı yoktur.

 Boşanma Davalarında Af ve Affetmiş Sayılma Nedir?

Boşanma davalarında affeden tarafın dava hakkı ortadan kalkar. boşanma davası devam ederken, eşlerden birisi, diğer eşe kusur olarak isnat ettiği eylemi affederse, barışırsa, mahkeme o eşin karşı tarafı affettiğini kabul eder, bu durum davanın reddine dahi yol açmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda affeden tarafın dava hakkı olmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Boşanmada Hangi Davranışlar Affetme Sayılır?

  • Yaşanan olayın affedildiğini beyan etmek,
  • Boşanma davası açıldıktan sonra birliktelik yaşamak,
  • Eşe canım, aşkım gibi sevgi sözcükleri kullanmak,
  • Birlikte tatile çıkmak, otelde kalmak,
  • Şiddet veya aldatma olmasına rağmen uzun yıllar evlilik birlikteliğini devam ettirmek,
  • Boşanma davasından feragat etmek,
  • Olayı hoşgörü ile karşılayacak nitelikte davranışlar sergilemek,
  • Aynı evde oturmaya devam etmek,
  • Yaşanan olaylara rağmen evlilik birliğini devam ettirmek gibi durumlar affetmeye örnek gösterilebilir.

Hangi Durumlar Affetme Sayılmaz?

  • Ceza davasında şikayetten vazgeçmek,
  • Barışma girişimleri,
  • Dava sırasında eşin boşanmak istemediğini söylemesi,
  • çocukların özel günlerine birlikte katılım sağlanması,
  • çocuklar için bir süre aynı evde yaşanmasına rağmen farklı odada kalmak gibi durumlar affetme olarak değerlendirilmez.

Affedilen Olay Boşanma Sebebi Yapılabilir mi?

Affedilen olay boşanma sebebi yapılamaz. mahkeme geçmişte yaşanan ancak affedilen bir olay var ise, bu olay ispatlansa dahi kusur incelemesinde bunu dikkate almayacaktır. boşanma davası devam ederken af durumunda ise davanın reddine karar vermektedir. boşanmak isteyen eş, aftan sonra ortaya çıkan yeni bir durum var ise ancak o durumu kusur olarak nitelendirip yeni dava açmalıdır.

Af ve Affetmiş Sayılmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamasına göre, affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar kural olarak boşanma davasında kusur sebebi olarak ileri sürülemez.

Mahkeme, eşlerden birinin diğerini affettiği veya affetmiş sayıldığı kanaatine varırsa, affedilen olay kusur değerlendirmesinde dikkate alınmayabilir. Bu durum, boşanma kararını, kusur oranlarını, maddi ve manevi tazminat taleplerini ve yargılama sonucunu etkileyebilir.

Bununla birlikte, affedilen olaydan sonra eşin yeni kusurlu davranışlarda bulunması hâlinde, bu yeni olaylar ayrı bir boşanma sebebi oluşturabilir. Başka bir ifadeyle, geçmişte affedilmiş bir davranış dava konusu yapılamazken, sonradan gerçekleşen yeni kusurlu davranışlar boşanma davasında ileri sürülebilir.

Af veya affetmiş sayılma değerlendirmesi her olayın özelliğine göre yapılmaktadır. Tarafların davranışları, olayların gelişimi ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek gerçekten bir affetme iradesinin bulunup bulunmadığı mahkeme tarafından belirlenir.

Boşanma davası açılmadan önce örneğin davacı aldatılmış ama daha sonra barışmış ise, o eyleme dayanarak boşanma davası açılamaz. Ama barışmanın ardından aldatma fiili yeniden gerçekleşmişse, bu yeni bir eylem olduğu ve affedilmediği için buna dayanılarak dava açılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur; boşanma davası açılırken hangi nedenlere dayanıldığı… Şöyle ki davacı boşanma davası açılmazdan önce aldatılmış ve bu fiili affetmiş, ancak daha sonra eşinden darp görmüş ve daha sonra ‘evlilik birliğinin temelinden sarsılması’ sebebiyle boşanma davası açmış ise dava doğrudan reddedilmeyecektir. Çünkü açılan dava zina sebebiyle değil evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılmış ve ortada affedilmeyen darp edilme iddiası bulunmaktadır. Bu sebeple dava görülmeye devam edecektir.

Zina, hayata kast, kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebine dayanarak açılan davalarda; boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde, sebebin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl hak düşürücü süre söz konusudur, hakim itiraz olmasa dahi bu süreyi göz önüne almaktadır.

Yargıtay Kararlarına Göre Affetmiş Sayılma

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere erkeğin evden kovma ve zorla kürtaj yaptırma iddialarından sonra tarafların barıştığı ve evlilik birliğinin bir süre devam ettiği anlaşıldığından; affedilen en azından hoşgörü ile karşılanan bu eylemler nedeniyle erkeğe kusur yüklenemez.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/24035 Esas, 2017/3573 Karar

“Mahkemece, davalı kadın eşin güven sarsıcı davranışta bulunduğu ve eşine hakaret ettiği gerekçe gösterilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden, davalı kadın eşin güven sarsıcı davranışta bulunduğu iddia edilmediği gibi, böyle bir kusurlu davranışın da ispatlanamadığı; 
hükme esas alınan tanık A.. K..’nın beyanında geçen hakaret eylemlerinin ise 2008 yılında gerçekleştiği ve tarafların sonrasında Dikili`ye taşındıkları ve evlilik birliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır. 
Hal böyle olunca; mahkemece davalı kadın eşe kusur olarak yüklenen ve geçimsizlik nedeni sayılan hakaret eyleminin, davacı erkek eş tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar nedeniyle boşanma kararı verilemez.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/11304 Esas, 2016/1719 Karar

“Davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen kayın validesine hakaret ettiği ve gereksiz kıskançlık yaptığı eylemlerinden sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, bu nedenle erkeğin, kadının bu davranışlarını affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış olduğunun kabulü gerektiği, erkek tarafından affedilen, en azından hoşgörü ile karşılandığı kabul edilen bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenemez.”

Boşanma Davalarında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Boşanma davalarında avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak özellikle çekişmeli boşanma davalarında istenilen sonucu alabilmek için uzman boşanma avukatı ile kaçınılmazdır. zira boşanma davaları kendi içinde oldukça teknik ilerleyen, eşlerin süreç içerisindeki davranışlarına ve beyanlarına dikkat etmeleri gereken, sonucunun kendisini bağlayacağı bir davadır. bazen eşlerden biri, barışma düşüncesi olmasa dahi, sırf boşanma davasının af nedeniyle sona ermesi için, diğer tarafı ikna etmekte, davadan feragat etmesini sağlayabilmektedir. bunun sonucunu bilmeyen eş, böyle bir durumda nasıl bir mağduriyet yaşayacağını avukatından mutlaka öğrenmesi gerekmektedir. netice olarak boşanma davalarında boşanma avukatı ile çalışılmasını öneriyoruz. 

Bu konu ile ilgili “Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?” başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davasında affetmiş sayılma ne demektir?

Affetmiş sayılma, eşlerden birinin diğer eşin kusurlu davranışını öğrendikten sonra evliliği sürdürmeye yönelik davranışlarda bulunması nedeniyle, bu olayı hukuken hoşgörüyle karşıladığının kabul edilmesidir. Her somut olay mahkeme tarafından ayrı ayrı değerlendirilir.

Affedilen olay boşanma sebebi olarak gösterilebilir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay uygulamasına göre affedilen veya en azından hoşgörü ile karşılanan olaylar, daha sonra boşanma davasında kusur sebebi olarak ileri sürülemez.

Aynı evde yaşamaya devam etmek affetme anlamına gelir mi?

Her zaman değil. Tarafların çocukları, ekonomik nedenler veya başka zorunluluklar nedeniyle aynı evde yaşamaya devam etmeleri tek başına affetme iradesinin varlığını göstermez. Mahkeme, tarafların tüm davranışlarını birlikte değerlendirir.

Aldatılan eş, eşini affederse boşanma davası açabilir mi?

Affedilen aldatma olayı kural olarak daha sonra boşanma sebebi olarak ileri sürülemez. Ancak affetmeden sonra yeni kusurlu davranışların meydana gelmesi hâlinde, bu yeni olaylara dayanılarak boşanma davası açılması mümkündür. Bu konu ile ilgili Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Affetmiş sayılma tazminat ve nafaka taleplerini etkiler mi?

Evet. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar kusur değerlendirmesinde dikkate alınmayabileceğinden, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi talepler üzerinde de etkili olabilir.

Boşanma davasında af ve affetmiş sayılma nasıl ispat edilir?

Mahkeme; tarafların mesajları, tanık beyanları, birlikte yaşamaya devam etmeleri, ortak sosyal yaşamları ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek affetme iradesinin bulunup bulunmadığına karar verir.

Boşanma davaları ve anlaşmalı boşanma davaları ile ilgili Gaziantep ve çevresinde avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Detaylı bilgi için tarafımızla iletişime geçiniz.

Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

 

Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:

Boşanma Davasından Feragat Eden Yeniden Dava Açabilir mi?

Boşanma Davalarında Telefon Kaydı İstenir mi?

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası

Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır?

 

2 Yorumlar

  1. Sıradan Bir Kul
    04/04/2021 at 20:01

    Hocam merhaba tehdit olayının üzerinden 9 ay hakaret olayının üzerinden ise 4 ay geçmiş bu süreçte aynı evde yaşanmış düğüne gidilmiş beraber yemek yenmiş 3. Kisiler eskisi gibi olalım diyerek araya sokulmuş fakat 6 aylik şikayet süresi bitimine yakın savcılığa suç duyuruda bulunulup velayet nafaka davası açılmış bu dediklerim boşanma davasında af sayılır mı? Şimdiden teşekkürler

    1. Dilber Çiftçi
      29/05/2021 at 23:04

      Merhaba. Bu konuda her durum kendi özelinde farklılık yaratmakta olup, öncelikle konu detaylı olarak incelenmelidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir