Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme ve İstinaf
Boşanma davaları anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davası olarak sınıflandırılır. Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup, şartları gerçekleştiği takdirde çok kısa sürede boşanmayı mümkün kılmaktadır. Öncelikle kısaca anlaşmalı boşanmanın şartlarından ardından anlaşmalı boşanma kararından vazgeçme ve anlaşmalı boşanma kararına itirazın yani istinafın mümkün olup olmadığına bakılacaktır. TMK 166/3. Maddesine göre anlaşmalı boşanmak için; Eşlerin evliliğinin en az 1 yıl sürmesi gerekmektedir. 1 yıldan kısa süren evlilikler çekişmeli boşanma davası kapsamında görülecektir. Eşlerin her ikisi anlaşmalı boşanma için başvuru yapabileceği gibi taraflardan yalnızca birinin dava açması ve diğer eşin bu davayı kabul etmesi yoluyla anlaşmalı boşanmak da mümkündür. Hakim tarafların …
Hamilelik Nedeniyle İş Sözleşmesinin Sona Ermesi
İşverenler kadın işçiyi; hamilelik yaşaması sebebiyle ayrı bir muameleye tabi tutamaz, sırf bu sebeple iş sözleşmesini feshedemez. Ayrımcılık yasağı, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre; Eşit davranma ilkesi Madde 5 – (Ek: 6/2/2014-6518/57 md.) İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, …
Yurtdışındaki Boşanmanın Türkiye’de Tanınması ve Yeni KHK
Yurtdışında gerçekleşen boşanmaların Türk makamları nezdinde bir geçerliliği bulunmamaktadır. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için Tanıma/Tenfiz davası açmak gerekmektedir. Bazı vatandaşlar yurtdışında boşanmış olmasının Türkiye’de de geçerli olacağı düşüncesine kapılarak Türkiye’de dava açmamaktadır. Bu durum ise başta kendileri ve ölüm durumunda mirasçıları nezdinde hukuki ve maddi mağduriyetlere sebebiyet verebilir. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçebilmek adına mutlaka tanıma tenfiz davası açılmalıdır. Tanıma; yabancı mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye’deki makamlar nezdinde geçerli bir boşanma kararı etkisini göstermesi anlamına gelmektedir. Tenfiz ise; yabancı mahkemenin, boşanma kararı yanında velayet, nafaka, tazminat gibi boşanmanın ferileri hakkında da karar vermiş olması durumunda, bu kararların Türkiye’de …
Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve Süreleri
Yıllık İzin Hakkı Nedir? Yıllık izin hakkı, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 53. Maddesinde düzenlenmiştir. İşçilerin hizmet yılı içerisindeki çalışmalarına karşılık, iş kanunu tarafından kendilerine verilen hakka yıllık izin hakkı denir. Yıllık ücretli izin süresi, işçinin işyerindeki kıdemine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Yıllık izin hakkı her işçiye değil; işyerindeki kıdemi deneme süresi dahil en az 1 yıl olan işçilere tanınmıştır. Yıllık İzin Süresi Ne Kadardır? Yıllık izin süresi kanunda asgari olarak belirlenmiştir. İşyerindeki kıdemi; 1 yıldan 5 yıla kadar olan işçiler için 14 gün, 5 yıldan 15 yıla kadar olan işçiler için 20 gün ve 15 yıl ve daha …
İpoteğin Fekki Davası
İpotek Nedir? İpotek, doğmuş ya da ileride doğması kuvvetli ya da olası bulunan bir alacağı teminat altına almak amacıyla, borçlunun gösterdiği taşınmazın tapu kaydına, alacaklı lehine şerh konulması olarak tanımlanabilir. İpotek konulan taşınmazın borçluya ait olması şart değildir, üçüncü kişiye ait olan taşınmaza da ipotek konulabilir. Bu konu ile ilgili Üçüncü Kişi Lehine İpotek Nedir? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. İpotek, anapara ipoteği, üst sınır ipoteği ve kanuni ipotek olmak üzere sınıflandırılabilir. Eğer alacak tutarı belirli ise anapara ipoteği, alacak miktarı belirli değilse üst sınır yani maksimal ipotekten bahsedilir. Kanuni ipotek ise kanunun öngördüğü bazı durumlarda, bazı kişilerin kanun gereği …
Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası
Aldatma sebebiyle boşanma davası, boşanma davalarında en çok rastlanan durumlardandır. Medeni Kanunumuz boşanma sebeplerini genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak iki ana başlık altında toplamıştır. Bu yazımızda sadece özel bir boşanma sebebi olan ve Medeni Kanun’un 161. Maddesinde düzenlenen; zina sebebiyle boşanma davasına yer verilecektir. Bu konu ile ilgili Boşanma Davalarında Kusur Sayılan Haller Nelerdir? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır? Zina sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için; 1- Eşlerin zina fiilinin gerçekleştiği sırada evli olması gerekmektedir. Boşanma davası devam ederken tarafların birbirine olan sadakat yükümlülüğü de devam etmektedir. Taraflar ayrı yaşıyor olsa bile, …
Boşanma Davalarında Karşı Dava Nasıl Açılır?
Açılmış olan çekişmeli boşanma davasında davacı ve davalı eşin boşanmaya dayanak gösterdiği sebepler çoğu zaman birbirinden farklı olmaktadır. Davacı eş dava dilekçesinde boşanmak istemesinin sebebini, davalı aleyhine olacak şekilde belirttiği takdirde davalı eşin de dava dilekçesinde belirtilen sebeplerin geçerliliği bulunmadığını, kendisinin daha geçerli farklı sebepleri bulunduğunu öne süreceği yol karşı dava açmaktır. Davalı, sadece cevap dilekçesi verdiği takdirde dava dilekçesi ile sınırlı olarak kendisini savunacaktır. Ancak davalı eş, cevap dilekçesi ile karşı dava açtığı takdirde yeni iddialar da gündeme getirebilecektir. Karşı dava 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 132. Vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun karşı dava açmak için şartlar belirlemiştir. Karşı Dava …
İşyeri Devri ve İşçi Alacaklarından Sorumluluk
4857 Sayılı İş Kanununda düzenlenen işyeri devri; bir hukuki işleme dayalı olarak işyerinin veya işyerinin bir bölümünün, başka bir kişiye devredilmesidir. İşyerinin devri durumunda, devir tarihinde işyerinde veya işyerinin bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri tüm hak ve borçları ile işyerini devralana geçmektedir. Eski İşverenin İşçilik Alacaklarından Sorumluluğu Genel anlamda işyerini devreden işverenin sorumluluğu, işçi alacağına sebep olan alacağın doğduğu tarih dikkate alınarak belirlenir. Örneğin söz konusu alacak devir tarihinden sonra doğmuş ise eski işverenin bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak devirden önce doğmuş ve devir tarihinde de ödenmesi gereken borçlar için devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur. Devreden işverenin sorumluluğu devir …
Yaş Büyütme ve Yaş Küçültme Davaları Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Günümüzde nüfus kayıtlarına yanlış tarihte kaydedilen vatandaşların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Özellikle evde yapılan doğumlarda bu durumla karşılaşılmaktadır. Kanunlarımız bu tür hataların kişinin gelecek yaşantısına olan negatif etkisini ortadan kaldırmak için nüfus kaydının düzeltilmesi davalarını öngörmüştür. Yaş küçültme ve yaş büyütme davaları da nüfus kaydının düzeltilmesi davalarından olup, her iki dava da aynı usule tabidir. Ancak bir kimsenin kimlikte yazılı yaşını değiştirebilmesi için kanun birtakım şartlar öngörmüştür. Yaş Büyütme ve Yaş Küçültme Davası Şartları Nelerdir? Kişinin dış görünüşü değiştirmek istediği yaşa uygun olmalıdır. Değiştirilmek istenen yaş ile kimlikte yazılı yaş arasında 1-2 yaş bulunması halinde bu şart sorun yaratmayacak iken …
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davaları
Nüfus kayıtlarındaki herhangi bir eksikliğin ya da yanlışlığın düzeltilmesi için açılan davalara genel anlamı ile nüfus kaydının düzeltilmesi davası denir. İsim değiştirme davası, soyisim değiştirme davası, yaş değiştirme davası, babalık davası, soybağının reddi davası, öldüğü halde nüfusta sağ olarak görünen kişilerin kaydının düzeltilmesi davası, gaiplik davası gibi kişilerin nüfus kaydına ilişkin tüm dava çeşitlerini kapsayan davalar nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılır. Nüfus Kayıtlarında Hangi Bilgiler Yer Alır? *Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, *Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası, *Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların …