Boşanma Davalarında Telefon Kaydı İstenir mi?
Tarafların evlilik birliği içerisinde birbirlerine karşı “sadakat yükümlülüğü” bulunmaktadır. Ancak boşanma davalarının bir kısmı aldatma sebebiyle açıldığı ve bu sebeple açılan davalarda telefon kayıtları önem taşıdığı için, boşanma davalarında telefon kayıtları istenir mi gibi sorular merak edilmektedir. Boşanma Davalarında Telefon Kaydı İstenir mi? Boşanma davalarında telefon kaydı sadece; kullanıcının ne kadar süre ile, hangi saatte ve hangi tarihte konuşulduğu bilgileriyle sınırlıdır. Gsm operatörleri kişilerin telefon görüşmelerini ses kaydına alamaz, çünkü TCK kapsamında “haberleşmenin gizliliğini ihlal” ile karşı karşıya kalır. Kişilerin telefon görüşmeleri içeriği ses kaydına alınmadığı için Gsm operatörü, mahkeme böyle bir talepte bulunsa dahi talebi reddedecektir. Dolayısıyla haberleşmenin içeriği …
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Terk, eşlerden birinin müşterek konuttan ayrılarak farklı bir yerde yaşamaya başlamasıdır. Evliliğin getirdiği yükümlülüklerden biri de birlikte yaşamaktır. Bu yükümlülüğe aykırı davranan eş kusurlu olup, Medeni Kanun md. 164’ e göre de bu durum boşanma sebebidir. Terk mutlak ve özel boşanma sebebidir. Yani terk olgusunun ve şartların gerçekleştiği ispatlanırsa hakim evlilik birliğinin taraflarca çekilmez hale gelip gelmediğini incelemeyecek ve boşanmaya karar verecektir. Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim …
Boşanma Davası Nerede Açılır?
Eşler boşanma kararı almasının ardından ayrı evlerde hatta ayrı şehirlerde yaşayabilmektedir. Bu durumda olan eşler, “boşanma davası nerede açılır?” sorusunu sorabilmektedir. Boşanma davalarının nerede açılacağı konusu yetkiye ilişkin bir konudur. Boşanma Davası Nerede Açılır? Boşanma davalarında genellikle kadın eş, boşanma aşamasında ortak konuttan ayrılarak kendi anne babasının evine dönmektedir. Müşterek konuttan ve dolayısıyla ikamet adresinden ayrılan eş, farklı şehre gittiğinde boşanma davasının nerede açılması gerektiği sorusu ile karşılaşılır. Türk Medeni Kanunu’na göre; Yetki Madde 168- “Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir” Kanun maddesinden de …
Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme ve İstinaf
Boşanma davaları anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davası olarak sınıflandırılır. Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup, şartları gerçekleştiği takdirde çok kısa sürede boşanmayı mümkün kılmaktadır. Öncelikle kısaca anlaşmalı boşanmanın şartlarından ardından anlaşmalı boşanma kararından vazgeçme ve anlaşmalı boşanma kararına itirazın yani istinafın mümkün olup olmadığına bakılacaktır. TMK 166/3. Maddesine göre anlaşmalı boşanmak için; Eşlerin evliliğinin en az 1 yıl sürmesi gerekmektedir. 1 yıldan kısa süren evlilikler çekişmeli boşanma davası kapsamında görülecektir. Eşlerin her ikisi anlaşmalı boşanma için başvuru yapabileceği gibi taraflardan yalnızca birinin dava açması ve diğer eşin bu davayı kabul etmesi yoluyla anlaşmalı boşanmak da mümkündür. Hakim tarafların …
Yurtdışındaki Boşanmanın Türkiye’de Tanınması ve Yeni KHK
Yurtdışında gerçekleşen boşanmaların Türk makamları nezdinde bir geçerliliği bulunmamaktadır. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için Tanıma/Tenfiz davası açmak gerekmektedir. Bazı vatandaşlar yurtdışında boşanmış olmasının Türkiye’de de geçerli olacağı düşüncesine kapılarak Türkiye’de dava açmamaktadır. Bu durum ise başta kendileri ve ölüm durumunda mirasçıları nezdinde hukuki ve maddi mağduriyetlere sebebiyet verebilir. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçebilmek adına mutlaka tanıma tenfiz davası açılmalıdır. Tanıma; yabancı mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye’deki makamlar nezdinde geçerli bir boşanma kararı etkisini göstermesi anlamına gelmektedir. Tenfiz ise; yabancı mahkemenin, boşanma kararı yanında velayet, nafaka, tazminat gibi boşanmanın ferileri hakkında da karar vermiş olması durumunda, bu kararların Türkiye’de …
Boşanma Sonrası Kadının Beklemesi Gereken Süre (İddet Süresi)
İddet süresi ya da diğer adıyla bekleme süresi, boşanan kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süre olarak tanımlanabilir. 4721 Sayılı Medeni Kanunu’muz boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmedikçe kadının evlenmesine olanak tanımamıştır. Kadın boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmedikçe evlenemez. İddet süresi sadece kadınlar için getirilmiştir. Erkeğin beklemesi gereken bir süre söz konusu değildir. iddet süresinin amacı bu sürede doğan çocuğun menfaatini korumaktır. Medeni Kanun md. 132: Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. -Doğurmakla süre biter. -Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması halinde veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme …
Koruma Tedbirleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Koruma tedbirleri aile içi şiddet olaylarının önlenebilmesi amacıyla 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da düzenlenmiştir. Uzaklaştırma kararı bir koruma tedbiridir. Bu kanun şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması amacıyla 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. “Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir.” “Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.” Koruma Tedbirleri Nelerdir? …
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır? Şartları Nelerdir?
Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma veya ayrılık sonrasında velayetin kendisine bırakıldığı anne ya da babanın durumunda veya çocuğun ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle mevcut velayet düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla açılan davadır. Velayete ilişkin kararlar kesin ve değişmez nitelikte olmayıp, koşulların değişmesi hâlinde çocuğun üstün yararı gözetilerek yeniden düzenlenebilir. Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için yalnızca anne veya babanın talepte bulunması yeterli değildir. Mevcut velayet düzenlemesinin çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal veya eğitimsel gelişimi açısından artık uygun olmadığını gösteren koşulların bulunması gerekir. Mahkeme değerlendirmesini yaparken her şeyden önce çocuğun üstün yararını esas alır. Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğun bakım ve eğitimini ciddi şekilde …
Düğünde Takılan Altınlar Nasıl Geri Alınır? Ziynet Eşyalarının İadesi Davası
Ziynet eşyalarının iadesi davası, düğünde takılan altınların hak sahibi eş tarafından geri alınabilmesi amacıyla açılan aile hukuku davalarından biridir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, düğünde kadına takılan altınlar ve nakit para kadının kişisel malı sayılır ve kadına aittir. Erkeğin bu malvarlığı üzerinde bir hakkı bulunmamaktadır. Ziynet eşyasının kim tarafından takıldığının bir önemi yoktur. Yani ister erkeğin ailesi, isterse de akrabaları tarafından takılan altınlar kadına aittir. Ancak erkeğe takılan altınlarda durum farklıdır. Bu konuda Düğünde Takılan Altınlar (Ziynet) Kime Aittir? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. Düğünde Takılan Altınlar Kime Aittir? Genellikle kadınlar tarafından takılan atın, gümüş gibi değerli madenden yapılan aksesuarlar ziynet olarak …
Boşanma Davalarında Af ve Affetmiş Sayılma Nedir? Hukuki Sonuçları
Türk Medeni Kanun 166/1 maddesine göre, boşanma davası açılabilmesi için, ‘evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması’ gerekir. Boşanma davasının kabul edilebilmesi için, davacının kusursuz olması ya da davalıya nazaran daha az kusurlu olması gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise kusurun bir önemi olmayıp eşlerin anlaşması yeterlidir. Anlaşmalı boşanma daha önceki yazımızda ele alınmıştır. …